28 Haziran 2013 Cuma


 İTİBAR'DA AHMET MURAT, İTİBAR MI KAYBEDİYOR

“Aklı Selim”, TRT’de bir kültür programı. Programın editörü, yapımcısı kimdir, bilmiyorum; ben bir tek sunucusu Ahmet Murat’ı tanırım ve severim de. İbrahim Tenekeci’nin tanımlamasıyla Ahmet Murat, “Onurlu ve olgun, ince ve derin, abartısız ve içten”. Ben benzeri kelimeleri kullanmak istemiyor, onu samimi bir şair arkadaşımız olarak görüyorum. Ahmet Murat’ın şiirlerinde bir derinlik hissediyoruz, ama o az yazdığı için bu hissedişimiz, somut bir gerçekliğe ulaşmakta zorlanıyor. Mümkünse Ahmet Murat’tan İbrahim Tenekeci’nin ifadelerini karşılayacak düz yazılar ve bol şiirler bekliyoruz. Şiir bahsi ayrı, bir gün o konuya da gireriz.
“İtibar”ın kurulacağı dönemde Ahmet Murat’la karşılaşmış, on beş yirmi dakika sohbet etmiştim, başka birine randevum vardı, istediğim halde fazla oturamamıştım. Demiştim, “İtibar bir klik dergisi olacaksa Ahmet Murat o dergide yer almamalı.” Beni tasdik edercesine, “Bu benim hangi ortamda olursa olsun, ilk prensibimdir” demişti. Lakin bugün geldiğimiz noktada, Ahmet Murat’ın kliğe girdiğini ve kendine mahsus ismini kaybetmekte olduğunu görüyoruz. Cevdet Karal’ın İtibar içerisinde şahsına münhasır şiirini zayıflatarak yitirmekte olduğunu gördüğümüz gibi.
Ahmet Murat, ekrana yakışıyor, mimiklerinde bir olgunluk ve kendine güven var, lakin bu, ekrandan gerçek hayata yansımıyor. Aklı Selim’i özellikle takip ettiğimi söyleyemem, ama rastladığımda ilgimi çeken konu ve konuk varsa da izlerim. Ahmet Murat, son haftalarda, İtibar çevresinin şair, öykücü veya romancılarını büyük bir keyifle programında ağırlıyor, ala! Ama niçin sadece kendi dergisi çevresinin edebiyatçılarını topluma sunmaya çalışıyor? İşte burada, Ahmet Murat’ın itibarını kaybettiğini, bir kliğin parçasına dönüştüğünü söylemek aklıselimce olur. Neredeyse diyeceğiz, çözüm sürecinde iktidar, niçin İtibar’dan birkaç akil insan almamış. Olmuyor böyle Ahmet Murat. Ben burada Zafer Acar olarak konuşmuyorum, biz olarak konuşuyorum, emin ol, birçok arkadaşımız, içinden bu yazdıklarımı geçiriyor ve sana kızıyor. Lütfen, devletin milletin kanalını doğru bir şekilde kullan. Onlarca şairimiz var, onlarca öykücü, az da olsa romancımız, eleştirmenimiz var ve birçok edebiyat dergimiz. Bunları görmemek, bir aklıselime yakışmaz. Danışmanlarını bir gözden geçir, ne bileyim yapımcın mapımcın neyse, ben bu tür şeylerden anlamam, bir yokla, bu yaz döneminde onları hizaya çek ve yeni dönemde daha tarafsız bir bakış açısıyla seyircinin karşına çık, derim. Yanlış anlamasın kimse, Ahmet Murat bu programı yapmalı, kesinlikle yapmalı, hatta mümkünse bir televizyon kanalının genel yayın yönetmenliğini üstlenmeli, onun, bunların hepsini hak ettiğini düşünüyorum. İtibar çevresine sempatisini de anlayışla karşılıyorum, fakat bu bir devlet kanalıdır ve milletindir. İtibar’da ne yapıyorlarsa yapsınlar, hangi çeteciliği yürütüyorlarsa yürütsünler, İtibar kendilerinin, seçim haklarına kimse bir şey diyemez, eleştirir geçeriz, o kadar.
Sanırım Ahmet Murat yalnızlığa katlanamadı, evet insan, yalnızlıktan bıkıp bir hayat arkadaşı bulur,  evlenir, sosyal bir aktiviteye katılır, sporla uğraşır, siyasete girer; bunların hepsi, insan olmanın doğası gereği. İşte şairlik, bütün bu doğal dengeyi alt üst eder ve bizi yalnızlığımızla baş başa bırakır. Şair, o yalnızlıktan doğar; büyük şair, o yalnızlığın kendisine dönüşür. Ahmet Murat ile Cevdet Karal, yalnızlık karşısında hezimete uğradılar, bir dergiye değil, bir kalabalığa karıştılar. Üzgünüm. Ve üzgünüz. Ömer Erdem’i sola sempatisinden dolayı eleştiriyoruz, ama mevzu bahis şiir olunca, her daim yalnızlığıyla baş başa buluyoruz. Ahmet Murat ve Cevdet Karal’ın cemaat ile Cuma namazı kalabalığını karıştırdıklarını düşünüyorum. Cevdet Karal’ın, “Dergâh Dergisi”nde kendisini itikadi yönden eleştirip taşlayan ekiple hemhal olmasını, o yazıya bizzat eleştiriyle karşılık veren ben, hayretle karşılıyorum. 
İtibar’da yeni şairlerle karşılaşmayı beklerken, eski şairlerimizin yok oluşunu görüyoruz. Hüseyin Atlansoy’u da böyle bir tehlike bekliyor. Sanırım Cevdet Karal’ı da Ahmet Murat İtibar’a çekti. Acaba Ahmet Murat ile Cevdet Karal, İtibar’a fazla kan verdiklerinden mi onların fizik ötesini yoklayan şiirleri kansız kaldı?   

Zafer Acar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder