21 Nisan 2014 Pazartesi

KÜÇÜKÇEKMECE BELEDİYESİ'NE HATIRLATIRIZ: NECİP FAZIL'IN 110. DOĞUM YILDÖNÜMÜ


Necip Fazıl, solcular veya sekülerlerin saldırısına uğramasa gündeme gelmiyor; bu nedenle Necip Fazıl düşmanlarına teşekkür etmemiz lazım. Büyük şahsiyetler, hem dost hem düşmana sahiptirler. Görünen o ki Necip Fazıl dostları (talebeleri), iktidar sahibi olunca üstatlarını unuttular.  Hedefe ulaştık, artık kanaat önderlerine ihtiyacımız yok mu demek istiyorlar. Çok akıllılar ve kimseden akıl alacak değiller. Hele de son aylarda yaşananlar, bunu apaçık ortaya serdi.
Başbakan Tayyip Erdoğan, yerel seçimler sonrası yaptığı balkon konuşmasında medeniyet tasavvuru vurgusunda bulundu, peki mihenk taşlarımızdan Necip Fazılsız bir edebiyat, kültür ve medeniyet düşünülebilir mi? Öte yandan onun ocağında yetişmiş Sezai Karakoç da isminden, karizmasından yararlanılan bir figür haline geldi. İskender Palaların, Selim İlerilerin aldığı ödüllere layık görülmüş oldu. Mehmet Âkif, yarışmalar şairi olup kaldı, fikirleri hâlâ Mısır sürgününden ülkemize dönemedi.
İktidarın bir medeniyet tasavvuru olmadığı ortada. Cemaatsiz camilerle, TOKİ gibi minicik bir kütüphanesi bile olmayan koca koca siteler inşa eden kurumlarla bir yere varılamaz. Roma ve Antik Yunan, taştan yapılarla değil edebi ve felsefi inşalarla ayakta kalmıştır. Bir medeniyet tasavvur edilecekse gençlerle edilir. Kültür, gençlerin geniyle dirilir, hard-disklerle değil gençlerin beyniyle geleceğe taşınır. Ak Parti iktidarı boyunca adam gibi, yerli, enerjik bir kültür bakanımız bile olamadı. Yazık. Ben, 37 yaşımın çevresi ve görgüsüyle iktidara en az on kültür bakanı önerebilirim. Yaşını başını almış nice abilerimiz var, kültür meselelerinde hiç mi onlara danışılmaz.
            İktidar belediyeleri kültürle ilgili ne yapıyor. Hiç. Hâlâ seküler şairler -düşünürler demeyeceğim, çünkü sekülerlerden düşünce adamı çıkmaz-, romancılar, öykücüler; belediyelerin kültür faaliyetlerinde, üniversitelerde ve Milli Eğitim’de el üstünde tutuluyor. Resim, heykel, müzik, sinema, bale vs. bunlardan geçtik; İslami kesim olarak dünya çapında bir tek şiirimiz var, ona bile sahip çıkamaz durumda iktidar. Kafasını ekonomiye, hazineye gömmüş bir şekilde paranın medeniyetini yapıyor ancak, gıcır gıcır paralar dururken gençlerle niçin ilgilensin.
Bunları sözde medeniyet tasavvuru olan iktidara hatırlatmayı bir borç biliyorum, ve bilinsin ki hiçbir düşünürün, sanatkarın iktidara ihtiyacı yoktur. Burada bir davadan bahsediyor ve samimi olanlara sesleniyoruz. O kadar. Uyku çok derin, gençler hususunda Gezi Olayları bile iktidarı uyandırmaya yetmedi. 2002’de iktidara gelenler, artık yaşlandılar. İktidarın kesinlikle genç bir enerjiye ve yeni yüzlere ihtiyacı var.  
           Necip Fazıl demiştik, konuya dönelim. Bilindiği ve defalarca belirttiğim üzere Orhan Veli, Cumhuriyet neslinin ilk yapma şairidir. Dönemin yeni rejimi gibi köksüzdür. Köklerini Batı’da aramaktadır. Bugünkü manada tam bir sekülerdir. Abartıldı. Çok abartıldı. Hem solcular hem İslami kesim tarafından. Akademisyenler ise kolay bir şiirden kolay bir unvan elde etmek için ona sarıldılar. 2014, Orhan Veli’nin yüzüncü doğum yıldönümüymüş, kitaplarını basan YKY, anısına İstiklal Caddesi’nde sergi açtı. Kapitalist bir tutum bu, anlıyoruz. Peki iktidar partisi tarafından yönetilen Küçükçekmece Belediyesi, büyük medeniyet tasavvuru için mi Orhan Veli hakkında sempozyum yapıyor. 2014, aynı zamanda Necip Fazıl’ın 110. doğum yıldönümü. Bakalım, Beşiktaş ya da Kadıköy gibi belediyeler Necip Fazıl hakkında sempozyum yapacak mı. Daha acısını soralım, Küçükçekmece Belediyesi Necip Fazıl hakkında sempozyum yapacak mı. Şimdi şu seslenişte bulunma zamanıdır: Kendinize gelin beyler, kendinize gelin.  

Zafer Acar

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder