13 Nisan 2014 Pazar

YEPREM TÜRK "DİL VE EDEBİYAT DERNEĞİ"NDEYDİ


Cuma akşamları Dil ve Edebiyat Derneği’nde çeşitli yazarlarla edebiyatımız hakkında sohbet ediyoruz. Yazarların kitaplarının hediye edildiği bu hoş sohbetimize herkesi bekliyoruz.
Geçen hafta konuğumuz olan Yeprem Türk’le Türk Edebiyatı, Dünya Edebiyatı ve kendi kitapları hakkında konuştuk.
Yeprem Türk ocak ayında Kuruluş dergisini çıkarmaya başladı. İki aylık çıkan derginin ikinci sayısında (mart-nisan) Kuruluş Dergisi Yayınları’ndan (KDY) Yeprem Türk’ün imzasını taşıyan üç kitap okurla buluştu. Yeprem Türk’le dergi çıkarmanın zorlukları, hoşnutlukları, bir dergide bulunması gereken nitelikler, günümüz dergileri ve daha birçok edebiyatla ilgili konular konuşulup tartışıldı.
Program Zafer Acar, Aykut Nasip Kelebek, Abdullah İlhan ve Selim Sina Berk’in etkili; Merve Balcı’nın akademik perspektifle sorduğu sorularla devam etti.
Dergicilikte rakipleşmenin gençlerin yetişmesini engellediğini düşünen Yeprem Türk dergilerin yazar yetiştirmesi gerektiğinin altını çizdi. Şairin ‘’Bazı dergiler, şöhret olma umuduyla köyden büyük şehre gelen bir kızın düştüğü bataklık gibi şair-yazarları bırakmıyor. Bu durum şairi başkalaştırıyor ve bazı gençler bu yüzden harcandı.’’ şeklindeki ifadeleri bugünün dergilerine endişeyle bakmamıza neden oluyor.
Şiirin tarihsel gelişimini değerlendiren Türk bundan sonraki on yılın şiirde sadeleşme dönemi olacağını hatta bu dönemin başladığını düşünüyor.
‘’Bazı dergiler temellerini bir fikre dayandırıyor. Dergi fikre dayandırılmamalı, bu arkadaşlar sürekli bir kahraman peşinde, kahraman bulamıyorlar ama bulmak zorundalar.’’ diyen Türk Mehmet kahramanının milletten çıktığını düşünüyor.
Bazı şairlerin iyi şair olmadığı ama hoş insan olduğu için edebiyatta var olduklarını dile getiriyor.
Şiir yazmada hız kavramına da değinen Türk ‘Hız yaratıcılığı olumsuz etkiler, yaptığımız işlerin tadına varamayız, söyleyeceklerimizi ışık hızıyla değil eşek hızıyla söylemeliyiz’ diyor.
İmge ve metafizik kavramlarına da değinen Türk ‘imge ve metafizik; yoga yapan sakallı Çinliyle Müslüman hacı, ikisi de dışarıdan aynı görünüyor, ama yakına gidince çok farklı, imge ve metafizik de öyle’ diyor.

Son olarak Yeprem Türk, şiiri kırk beş yaşında bırakacağını ve on yılının kaldığını söylüyor.  Sohbetimizi böylece bitiriyoruz.

Turgay Demirel

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder