9 Haziran 2014 Pazartesi

SEYR-İ ÂLEM GAZELİ


Buhar yükseldikçe su alçalıyor insan özver(g)iden çalıyor çalıyor
duymuyor musunuz baharın çiçekten çığlıkları yeryüzünü parçalıyor

her sakallıyı papaz sanma hoca efendi günah çıkarma
hırsızdır o, umursamaz Tanrıyı, altın olduğu için çanları çalıyor

fark edilmesin diye sıfırın altındaki seviye
muhterem baylar bayanlar denize balıklama dalıyor

su sıçrıyor üzerime, sanıyorum gök mavi mavi kanıyor, neyse
göbekli selülitli gövdeler yüzünden dingin deniz çalkalanıyor

bu hengamede ebedi varlıktan koptuğunu sanan yüzeysel dalga
bir parça menfaat için kıyıdakilerin ayağını yalıyor

niçin ezdirirsin kendini be hey ahmak defalarca hesap ettim: kimse yok
matematiğim iyidir güven bana: bedenden ruh çıkınca geriye O kalıyor

dear Zafer, bodrum katta yaşıyorsun diye üzülme
devletten bile büyüksün sabırla vaktini bekle

sakın ha düşüklerle oturup kalkma bulaşıcıdır alçaklık
arada bir ilahi yüceliği solumak adına somut varlığını yanına al dağlara çık

şükret haline şiir denilen uzay mekiğiyle seyr-i alem yapıyorsun
onların küçücük dünyasına kocaman gözlerle bakıyorsun 

Zafer Acar
      

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder